Sayfalar

26 Haziran 2017 Pazartesi

İktisat ve Evrim

İktisadın en ileri aşamasında evrim teorisiyle karşılaşmak güzel bir sürpriz oldu. İnsanlar bakterilerden çokta farklı değil bu anlamda bakteriler gibi davranıyoruz sadece tepede olan ekonomi baronları bu sistemleri hep kendileri için çalışacak şekilde modifiye etmişler ve bu sorunun halli gerekiyor. Dünyanın en zengin 50 kişisi dünyanın en yoksul %50 sinin gelirine denk bir parayı cukka ediyor. ha bu %50 de sizde varsınız.

Emekli General Adnan Tanrıverdi

Sadat adında bir şirket kurmuş 28 Şubat çıkması eski asker...

Neler söylemiş eyalet sistemine geçilmeli demiş, haklı hatta eyalet sisteminde de yerel haklar bence daha geniş tutulmalı ama aşama aşama.

Başka ne demiş? Kürtçe bir dil olarak tanınmalı bununla ilgili bir yıldız cb. forsuna eklenmeli.

e onda da haklı. Çanakkale'de kürdüyle türküyle bu halk İngilize direndi canı pahasına ama şu anda en iyi okullarımızda ingilizce temel eğitim dili, hiç sorun değil bu ama kürtçe zinhar dil değil. kürtte insan değil. diyecekler ki kürt cb bile oldu ama artık kürt değildi cb olduğunda.

Bunlardan sonra gayrinizami harp konusunda eğitimlerden söz ediyor rabiadan vs vs

Gerçekten tuhaf milletiz herkesin söylediği 3 satır bir gerçek var. gerisi dalavere. bu şekilde bir ülke yönetiyorlar ya da muhalefet ediyorlar.

23 Haziran 2017 Cuma

15 Temmuz'da ne oldu ya da ne olmadı üzerine fiksyon

Ne yazık ki gerçekler oldukça nazlıdırlar ve öyle kolayca kendilerini göstermezler hele ki o gerçeklerden korkan ve onu saklamak için nice zorluklara katlanan güçlü kimseler varken. Yine de merak duygusu bunun dahi üstüne gitme isteğini doğuruyor, sahi 15 Temmuz 2016 da ne oldu?

Prime time diye tabir edilen saatlerde ordunun üst kademesinde bulunan ciddi bir grup asker -ki bu miktar ordunun general rütbesinde olan 300 civarı subayın yarıdan fazlasını kapsıyor- yönetime zorla el koymak üzere harekete geçiyorlar. Bunu akşam saat 22-23 sularında ilan ediyorlar.

Bahsettiğimiz kişiler ileri düzey eğitim almış askerler, harp okulu veya harp akademisi mezunu. Naçizane savaş stratejileriyle işi olmamış ilgi de duymamış sadece azıcık tarih bilen ben dahi o saatte darbe yapmanın ne saçma olduğunu idrak edebilecek durumdayken bunca strateji eğitimi almış askerin kalkıp ta o saatte darbeye yeltenmesi kafamda bir türlü oturmamıştır.

İletişimlerini Whatsapp la sağlayan generaller düşünün, whatsapp, gerçek olabilir mi bu? İddia o ki gerçekmiş. Peki. Bu darbeyi kim organize etti iddia o ki (Her defasında çok eğlenerek yazıyorum bu kelimeyi) FETÖ. Fetö kendi iç yazışmasında mevcut uygulamaları yetersiz bularak bylock adlı bir program kullanırken, belki de bugüne kadar düzenledikleri en büyük eylem olan yönetime zorla el koymaya yönelik askeri harekatın generaller düzeyindeki iletişimini  Melis'le Cenk'in birbirine kur yaparken kullandığı whatsapp üzerinden sağlıyorlar. Peki.

Bu darbenin doğrudan hedefi olması gereken kişiye karşı doğru düzgün bir saldırı dahi yapılmıyor. Darbenin büyük lokomatifi olan hava kuvvetleri Marmaris'ten İstanbul'a giden kocaman bir uçağı vurmaktan imtina ediyor. Peki

Hakkında türlü efsane anlatılan bordo berelilerde sadece bir tim gönderiliyor Marmaris'e ve müthiş bir beceriksizlikle hepsi tek tek yakalanıyorlar.

Aynı hava kuvvetleri TBMM'yi!!! defalarca vuruyor. TBMM demokrasinin sembolü olan bir yer ve bir darbe yapılıyorsa bunu meşru kılmanın yolu bilhassa bir askeri diktatörlük kurmayacağını ilan etmek ve demokrat görünmekten geçtiği ortadayken üstelik.

Hatta güya darbe de emir komuta zinciri dışında olmuş, yani elin de bu anlamda zayıfken bu hamle ne amaca hizmet ediyordu. Salak mıydı yani bunca general? Eğer öyleyse daha fena.





Ve son olarak düşünün FETÖ yada PDY işi en çok kime yaradı? Kim istediği gibi davranma imkanı buldu? Kim istekleri doğrultusunda tüm devleti yapılandırdı?
Takdir sizin sevgili okuyucular ama ben hiç ikna olmadım.

Fazla tanrısı olan var mı?

Binlerce ulusun varolduğu bir dünyada yaşıyoruz, milyarlarca insan ve bundan kat be kat daha fazla hayvan ve ikisinin çarpımından bile belkide daha fazla üyesi olan farklı yaşam formlarının olduğu bir dünyanın misafirleriyiz. Peki ne için tüm bu hengame, ne oluyor, yani; neden varız? Nasıl olmalıyız? Varlığımızın kime ne yararı var?
Bir metaryalist olarak hepsine cevabım can sıkıcı, kimseye bir hayrımız yok, kendimize de esasen bir hayrımız yok, varlığımızın sebebi de oldukça basit ebeveynlerimizin bir planı ya da hesapsızlığı neticesinde varız. Yine de bu cevaplar bizim mutlu bireyler olarak yaşamamıza engel değil bilakis buna neden olan şeyler.

Raskolnikov'un Profili



Dostoyevski'nin en önemli eserlerinden biri olarak gösterilen Suç ve ceza'nın kahramanı olan Roskolnikov; hukuk eğitimini ekonomik yetersizlik gerekçesiyle yarıda bırakmak zorunda kalmış ve kendisine sunulmayanı, elleriyle almak niyetine kapılmış sonra da her şeyi yüzüne gözüne bulaştırmıştır bir gençtir, henüz 23 yaşındadır üstelik.

Sebebinin ne olduğunu gerçekten bilmiyorum ama sanırım fazla kurallara uygun yaşamış kendi kendisini ikna edememişti. İnsanın kendi kendisini ikna etmesi oldukça zordur biliyor musunuz! Özellikle kendi kendisini ikna etmek zordur, başkalarını ikna etmektense. Bazı insanlar vardır bilirsiniz, net haksızken bile haklılıklarına mutlak bir inançla sarılırlar, inanırlarda buna ve başkalarını da ikna etmeyi başarırlar zamanla, tam böyle insanlar her zaman toplumda yükselme fırsatı bulurlar. Raskolnikov böyle biri değildir ve hatta henüz bu fikri tanımamaktadır bile, namuslu bir hayat yaşamanın erdemlerinin peşine düşmüş iyi niyetli bir hukuk öğrencisidir sadece ve yaptığı ilk erdemli olmayan! fiilden sonra da kendisini ele verecek kadar kötüye mesafelidir. Sonya'nın ise ayrı bir hikaye çıkarabilecek bir psikolojik altyapısı vardır. Romanın sonuna bakılacak olursa bir devamın kapısı açık bırakılmıştır. 

7 Haziran 2017 Çarşamba